NAMIK KALKANCI

AKIL VE İRADE

Akıl; düşünme, kavrama ve anlama yetisidir. İnsanı diğer canlılardan ayıran ve onu sorumlu kılan  düşünme ve anlama melekesidir.

İrade ise, harekete geçme gücü ve yeteneğidir. İrade, sadece insana mahsus olan seçme özgürlüğüdür.

Akıl ve irade sadece insana ait olan bir değerdir. Onun için Allah, akıl nimetinden yoksun olanları kullukları gereği bütün sorumluluklarından muaf tutmuş ve onları asla hesaba da çekmeyecektir.

Bu konuda Allah şöyle buyuruyor :

(Ey Muhammed!) De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri! Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.(Mâide, 100)

Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız? (En’âm, 32)

Allah, yukarıdaki ayetlerinin ilkinde, “Pis ile temiz aynı şey değildir” diyor. Böylece Akıl sahibi olanları kendisine karşı gelmemeleri için uyarıyor.

İkinci ayetinde ise, dünya hayatının sadece bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğuna vurgu yaparak, ahiret hayatının önemine binaen insanların akıllarını kullanmaları konusunda uyarıyor.

Eğer gerçekten iyi düşünecek olursak, akıl nimeti biz insanlar için çok önemli bir değerdir. İrade ise bir insanın yaşamının kontrol mekanizması, gerektiğinde yön veren direksiyonudur.

Ancak aklını kiraya veren ve iradesine ipotek koyduranlar bu işin ziyanında olanlardır.

Akıl ve irade konusunda aciz olan insanlar doğru yolu bulamazlar. Nefislerine hükmedemezler,  gücün kulu ve kölesi olmaktan kurtulamazlar.

Kendi kararlarını özgürce alamayıp, birilerinin tahâkkumu altında yaşamaya çalışırlar. Bu tip insanlar köleleşmeyi, ezilmeyi, zulmü hak eden taraftırlar.

Bunlar, akıl ve irade ferasetinden yoksun olduklarından dolayı bağımsız hareket edemezler. Bunların sorup sorgulama gibi bir dertleri de yoktur. Kendi cehalet çemberlerinin dışına bir türlü çıkamazlar.

Bu nedenle bu tip insanların oluşturduğu toplumlar daima güdülmeye mahkumdurlar. Bunların akıl ve hür irâdelerine ambargo koyan güçler ise, bunları her konuda sürekli kullanırlar. Bunların her türlü nimetlerinden faydalanırlar. Bu tablo geçmişten gelen bir gelenek olup, günümüzde de aynen devam etmektedir.

Allah’ın Kuran’da; Firavun, Karun ve Nemrut kıssalarından bahsederken günümüz insanlığına akıl ve irade nimeti hakkında vurgular yaparak uyarılarda bulunmuştur.

“Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.” (Enfâl, 22)

Yukarıdaki ayette Allah, akıllarını kullanmayanlar için “Sağır”  ve “Dilsiz” diye hitap etmiştir.

Bu ayetin açılımı gerçekten çok geniş bir alanı kaplar.

Din akıl ile yaşanır, doğru yol akıl ile bulunur. Aklını kullanamayan toplumlarda Kur’an dini yaşanmaz. Bu toplumlar kölesel bir hayat ve uydurma bir din yaşarlar. Bunların dinlerine birtakım güçler egemendirler.

Bu güçler cemaat ve tarikatlardır, siyasal güçlerdir. Yaşadıkları din bunların kontrolündedir.

Bu nedenle Dünya coğrafyası üzerinde ne kadar Müslüman ülke varsa, bunların çoğu açlık ve sefalet içindedirler. Bu ülkelerde demokrasi yoktur, kan ve kaos vardır.

Şu gerçeği asla unutmayalım. Batının teknolojisini kullanan, ancak işin rengi değiştiğinde bunları gayri müslimlikle suçlayarak işin içinden sıyrılanlar da kendini Müslüman zannedenlerdir.

3.Mehmet 18 kardeşini öldürüp Marmara denizine attırırken, Kanuni oğlu Şehzade Mustafa’yı sağır ve dilsizlere boğdurturken Avrupa ülkeleri birçok teknolojinin icadına imza atmaktaydılar.

Onlar akıl nimetini bu konuda kullanırken, bizde taht ve saltanat uğruna evlat ve kardeş katli mübah kılınmıştı. Aslında bunun adı din sahtekârlığıdır. Kur’an dininin haram kılıp yasakladığı böylesi menfur olayları aklını kullanamayan, iradesine hükmedemeyen topluma dini de kullanarak bir şekilde kabul ettirme dayatmasıdır.

Günümüzde de fark eden hiçbir şey yok, aynı sanaryo ve aynı oyunlar devam etmektedir. Uydurma dini devreye sokanlar, insanları şükür ve hamda nimetine mahkum ederek akıllarını kiralayarak kendilerine her konuda mahkum etmektedirler. Fakirliği öve öve bitiremeyen sözde din adamı kılıklıların muhteşem hayatını göremeyenler de gene aklını kullanamayanlardır.

Allah’ın Kur’an dininde akıl ve irade hep ön plandadır. Adalet, hak ve hukuk, liyakat Kur’an dininin vazgeçilmez unsurlarındandır.

Kur’an dinini devre dışı bırakarak şeytani hesaplar içinde olanlar, insanları hep akıl ve iradeleriyle test etmişlerdir. Bu test işlemi sırasında da hep din kullanılmaktadır.

 

Bu kadar iletişim ve bilgi ağının yaygın olduğu bir ortamda, gelişime ve yeniliğe sınırsız imkan sunulan dünya şartlarında aklını ve iradesini kullanamayanlar, kendini geliştirmek için bir adım dahi atmamakta ısrar edenler kula kulluk etmekten, köleleşmekten asla kurtulamazlar.

“Neden ve niçin” sorularının cevabını vermek adına gayret göstermedikçe, birilerinin kulu ve kölesi olmak için boyun eğmeye devam ettikçe, dini sorgulayıp doğruları bulmadıkça ezilmeye mahkumiyet hep devam edecektir.

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

De ki: “Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir.”

(İsrâ, 83-84)

Yukarıdaki ayetler, insanlara verilen akıl ve irade dahil birçok nimetin önemini, her insanın da kendi karakterine uygun işler yapabileceğini açık ve net olarak anlatmaktadır.

Geçmişinden ders çıkarıp ibret almayan bir insanlık var ortada. Hal böyle olunca da gerek din ve gerek sosyal hayat noktasında her şey daha sıkıntılı ve şiddetli bir şekilde tekerrür etmektedir.

Geçmişte müslümanlar hep dünya nimetleri peşinde koştular. Saray, saltanat, taht ve sultanlık ile liderlik kavgasına düşüp birbirleriyle çekiştiler. Bu uğurda kardeş ve evlat katliamları oldu.Türlü hurafe ve bidatlar uydurup hak, hukuk ve adaletten yana yüz çevirdiler. İnsanlar hırs ve dünya nimetleri peşinden koşunca din, insanlık, edep ve ahlak gibi değerler hep ikinci planda kaldı. Bu kirlilikler günümüzde de farklı şekillerde yaşanmaya devam etmektedir.

Onun için Allah aynen şöyle buyurmaktadır:

“…Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez…” (Ra’d, 11)

Demek ki önce insanların aklını ve iradesini çok iyi kullanarak her konuda kendisini yenileyip değiştirmesi gerekir. Adaletsizliğe, haksızlığa ve hukuksuzluğa boyun eğmemesi gerekir.

Çünkü adaletin en büyük düşmanı zalimler değil, zulmü seyretmeye alışmış insanlardır.

Eğer zalimin yaptıklarından dolayı mazlumun hep bedel ödemek zorunda kaldığı bir dünyada yaşıyorsak, bunun en büyük müsebbibi aklını ve iradesini kullanamayıp ipotek altına aldıranlardır.

Yıllardır hiç bir şey değişmedi. Hep aynı şeyleri yaşadık ve görerek tanık olduk. Kudüs için birkaç gün sosyal medyadan kahrolsun israil nutukları atılır,  ölen masum insanların fotoğrafları duygusal şiirlerle paylaşılır, ardından da devlet yöneticileri  tarafından şiddetle kınanır, boykot uygulanır ve görev tamamlanmış olur. Sonrasında ise hiçbir şey olmamış gibi unutulur gider. Yıllardır bu hep böyle olmuştur ve olmaya da devam ediyor. İstenildiği kadar protesto yürüyüşleri yapılsın, lanetler okunsun zalimlerin tavrı değişmedi. İsral’in zulümleri  protesto edilerek,  kınayarak geçiştirilemez !

Çünkü Allah’ın vermiş olduğu akıl ve irade diye bir nimeti var.

Birkaç milyonluk İsrail’in en son teknolojiye sahip olmasının, zenginleşmesinin sırını bilmek lazım. Ülke olarak hala sebze tohumunu dahi bu ülkeden alıyorsak konuşulacak bir şeyimiz kalmamış demektir. Büyük marketlerin raflarını işgal eden, evlerimizin kilerini dolduran deterjan dahil birçok gıda ve tüketim maddesi tamamen İsrail malı.

Bu İsraili, Cuma çıkışları lanetleyip, diğer tarafta da mallarını para verip alarak ekonomisini güçlendirmenin bir izahı var mı?

Aklını ve iradesini kullanamayan toplumlar hep köleleşmeye mahkum olan taraf olmuşlardır.

Tıpkı ülkesinin kan ve kaos ortamından kaçıp kurtulmak için kutsal topraklar dediğimiz Arabistan yerine ölüm pahasına Avrupa’ya gitmeye çalışan Müslüman ülke insanları gibi. Bu vahim tablodan alınacak çok büyük dersler var akıl ve irade nimeti adına !..

AKIL VE İRADE

Giriş Yap

Yeni Nesil Medya Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin